vrijdag 21 maart 2014

tayyibciğime teşekkür ve Amed'den bir şeyler

Huzurunuzda tayyipçiğime teşekkür etmek istiyorum efendim. Twitter'ı engelledi, eh n'oldu şimdi? İnsanlar artık girmiyor mu twitter'e? Teknoloji sağolsun, farklı yollardan yine giriyorlar, hatta başta o kendi partisindekiler giriyor o yasakladığı, sansürlediği twitter'e. Aslında twitter'in engellenişiyle ilgili yorum yapmayacaktım, ama işte, sustur susturabilirsen. Tayyibimin bu çok zeki hamlesi, o kadar akıllıca ki, bütün dünyada artık bir kez daha diktatörlüğüyle gündeme geldi. Harikasın bebeğim. Tüm dünya bir kez daha hatırladı nasıl bir diktatör olduğunu. Teşekkürler! Şimdi bir sürü geyik de dönüyor, mizahımız sağolsun, yardırıyoruz. Belli ki aşkısı çok korkmuş twitcanımdan, artık ne bok yediyse, katil herifte psikoloji kalmamış, ne yapacağını şaşırdı.

Harbiden bütün yasaklamaları tınlamıyoruz, hatta başta kendi partisindekiler tınlamıyor. Madem kendileri de engellemeye rağmen twitter'e giriyor, ne işe yarıyor bu yasaklamalar diye sormadan edemiyorum. Biz tınlamayışımızla gır gıra şamataya devam edelim de, ya bu körler n'olacak? Ha biz şunu yapıp yine giriyoruz deyip girince ortada bir sorun olmuyor mu sanıyorsunuz? Bu yasaklamayla asıl amacı bu koyunlar değil mi? Koyon koyun olarak kalsın istiyor. Aman bir gün millet uyanır da twit'e girip ne mal olduğunu anlar diye korkudan, her otoriter liderin yaptığı gibi onu engelle bunu engelle. Madem benden farklı düşünenlerin düşünmelerini engelleyemiyorum, fikirlerini paylaştıkları yeri engelleyeyim demiş garibim. Böylelikle, giren yine girer ama doğrudan girmeye çalışan koyuncuklarım giremez, girmesinler zaten, niye giriyorlar aa, ben onların yerine düşünüyorum ya, eşekçi başı mıyım burda, aayy ne şahane bi diktatörüm, plana bak yareppiiim.

Kör yine kör kalacak, hep olduğu gibi koyunlar güdülecek. Karşı çıkan, direnen, boyun eğmeyen, sadece kendi hakkını değil, herkesin hakkını savunan, özgürlükçü, adaletçi yürekli insanlarımız. Senin düşüncen ulaşır bir yerlere diye korkuyor. Korkudan başka bir şey değil bu. Öyle korkuyor ki, izlerken onu, zevk almaya başladım bu durumdan. Onun korktuğunu bilmek. Davranışlarını izlemek. Düşüşünü izlemek, öyle bir zevk veriyor ki. Ve aynı şekilde, hala anlamayan, ama şu, ama bu diyen vicdanı kara insanlara öyle üzülüyorum, öyle üzülüyorum, öyle üzülüyorum ki.

Ha bir de, tabii newrozu unutmuyorum. Birkaç gün önce Lahey'de KSO'nun newroz festivali açılışındaydım ve o gün çok eğlendim. Kürtler bana halaylar öğrettiler, nefis yemekler yedik ve daha önceden bir kitabını okuduğum Michiel Leezenberg'i dinleme ve birkaç soru sorma fırsatı buldum. Herkesin newrozunu, özgürlükler bayramını kutluyorum ve Amed'den bir fotoğraf paylaşmak istiyorum sizlerle. Dilerim herkes için güzel bir bahar olur. Newroz piroz be!




Geen opmerkingen:

Een reactie plaatsen