vrijdag 4 mei 2012

Kafayi yedim sonunda


Desarj olmam gerek, hem de cok acil. Boyle butun stresimi sinirimi atmam lazim. Gereksiz olan her sey vucudumdan ciksin, beynim temizlensin, pislikler yok olsun istiyorum ama nasil hicbir fikrim yok.

Buyuk bir daga tirmanmak, kosmak kosmak kosmak ve daha da yukari tirmanmak. Oksijenin bol oldugu en tepeye cikip avazim cikincaya kadar bagirmak istiyorum. Sonra kufretmek, sayip sovmek istiyorum. Hicbir enerjim kalmasin, oracikta yere yigilim istiyorum. Butun birikmis enerjim bitsin tukensin sonra o dagdan asaga inerken bagirarak sarkilar soylemek, bir yandan da gelecek bes yilin gozyasini o dagda dokmek istiyorum. Sonra da mis bir yatakta yatip uyumak ve sabah kalktigimda cennette olmak istiyorum.

Bu stres ancak boyle cikar, ama maalesef Hollanda'da dag yok…

dinsdag 1 mei 2012

30 Nisan vs 1 Mayis


Bugun 1 mayis. Butun emekcilerimizin, iscilerimizin Emek ve Dayanisma gununu kutluyorum. Benim dedem ve babaannem de Hollanda'ya misafir isci olarak gelmisler. Yani bugun biz gurbetcilerin de gunu. Yillar once Avrupa'ya gelme amacimiz ekmek parasi kazanmakti. Artik amaclar degisti gibi ama olsun, hepimizin gecmisi asaga yukari ayni, ortak noktalarimiz var. Hepimizin dedesi ya da babasi buraya misafir isci olarak geldi. Bunu unutmamak icin 1 mayis bizim icin cok guzel bir gun.

Hollanda'da pek kutlanmayan bir bayram 1 mayis. Az guneye indigimizde komsumuz Belcika tarafindan kutlaniyor, Almanya tarafindan da kutlaniyor, ama Hollanda'da cok insan 1 mayisin ne oldugunu bile bilmiyor. Hatta az once twitter'de oyle acaip seyler okudum ki, sastim kaldim.

Image Hosted by ImageShack.us

30 nisan, yani 1 mayistan bir gun onceki gun Hollanda'da Koninginnedag kutlanir. Koninginnedag'in anlami Queensday gibi bir sey. Eski kralicemizin dogum gununde, yani 30 nisanda, butun ulke turuncuya burunur ve sokaklara eski esyalari satmak icin pazarlar kurulur, butun ulke bir bit pazarina doner yani. Sonra insanlar festivallere gider, eglenmek icin turuncular icinde buyuk sehirlerde bulusur. Icilir, icilir, icilir, dans edilir, sarkilar soylenir. Bir gun oncesinden cocuklarin ellerine lampion dedigimiz suslu el lambalari gibi seyler verilip ilginc kostum ve gorsel gosteriler yapilir. Noel ya da Paskalya bayraminda olduklarindan daha neselidir herkes. Butun evlerin pencerelerinden Hollanda bayragi asilir. Kralice Beatrix icin sarkilar soylenir, okullarda cocuklar dans gosterileri hazirlar. Ilk okuldayken aylar oncesinden 30 nisan icin sarkilar ogrenirdik. Turkiye'nin 23 nisani gibi bir sey yani. Butun ulke icin resmi bir tatil gunudur 30 nisan.

Gece oldugunda herkes icer eglenir ve sabaha karsi eve gelir. Sonra insanlar 1 mayista gunluk yasamlarina donerler ve cok az insan 1 mayisin gercek anlamini bilir. Bazi insanlar 1 mayisin 30 nisan gibi resmi tatil gunu olan neseli bir gunden sonra yeniden insanlarin gunluk yasamlarina donmeleri icin uydurulmus bir sey oldugunu zanneder. Hatta cok insandan ''hadi bugun 1 mayis is gunu, calisalim haril haril, dun cok eglendik'' dedigini duyarim. 30 nisan yuzunden pek kutlanmaz yani.


donderdag 26 januari 2012

Istanbul Fashion Week takvimi

Istanbul Fashion Week takvimi belli oldu. 8-11 subat tarihleri arasinda gerceklesecek ve ben maalesef bu aralar Turkiye murkiye dusunemem boyle berbat bir sinav haftasindan sonra.

Image Hosted by ImageShack.us

Turkiye'nin moda haftalari hakkinda pek bir sey yazmadim bloguma. Ciddiye almadigimdan degil tabii ki. Ben de netten takip edebildigim kadariyla takip ettim simdiye kadar ama bana nedense hep yapmacik geliyor cogu sey, yani bilmiyorum boyle birinin stiline ozenip ayni sekilde giyinmeye cabalayan ama bir sekilde o puf noktayi kacirip tutturamayan kizlar gibi. Diger moda haftalarina benzemeye calistigini dusunuyorum, ya da sanki bu isin kurallari vardir ona gore yapiyoruz der gibi oluyor, oysa Turkiye kendine ozgu bir seylerle ortaya ciksa ve adi gibi 'Istanbul' Fashion Week olsa ne guzel olur. Umarim bu ozentilik olaylarini birakip ''bizim moda haftamiz, moda haftasi su sekil olur diye kural mi olurmus'' diyebiliriz bir gun.

Netten takip edebildigim kadariyla takip edip begendigim seyleri paylasacagim sizlerle. Bu sefer biraz daha ilgi gostermeyi dusunuyorum Istanbul Fashion Week'e. Merakla bekliyorum.

woensdag 25 januari 2012

Manyak miyim ben?

Bir sinav haftanin sonuna daha geldik. Kotu gecti, cok kotu, ama takmiyorum, takmayacagim, hic bu konuyla ilgili bir sey yazip bozuk olan moralimi daha da bozamayacagim. Okul mu? Umrumdisi. Olursa olur, olmazsa emeaan, okuyup mu adam olacagiz?

Image Hosted by ImageShack.us

Bugun son sinavimi da verip hemen eve geldim. Tabii karnimi bir guzel doyurduktan sonra sinavlar yuzunden hep mahrum kaldigim o uykuyu bir guzel cekmek icin adimimi attim, yani daha atamadim aslinda. O kadar cok ozledim ki uyumayi, su an bile gozlerimi acik tutup su hic ilgilenemedigim bloguma iki cumle yazmak iskence gibi, madem iskenci niye yaziyorum onu da bilmiyorum, mazosistligim tuttu sanirsam. Goz kapaklarima bir seyler takmislar sanki, oyle agir, beynim de sulanik sulanik. Ben bu kadar yorgun oldugum halde ve uyku uyku diye geberdigim halde okul kitaplarindan kurtuldugum icin ve diger kitaplarima daha fazla vaktim olacagi icin cok sevindim galiba ve Muzaffer Izgu'nun zikkimin koku adli kitabina basladim, uyumak yerine. Bir de sinav haftasindan cikmis, makyajsiz, uc buyuk sivilceli, gozlerimin alti cokmus bir sekilde babaannemi ziyarete gittim. Simdi de bloguma yaziyorum bunlari. -Tjaala'cim, iyi misin sen? Git yat uyu.-

Manyak miyim ben?

woensdag 28 december 2011

Yeni yila dogru tralalalaa

Birkac gundur babaannemlerde yasiyorum. Tek bir gun kalmak icin geldim buraya ama gitmek bilmiyorum, yerlestim dedemlerin evine resmen, oh. Burda nasil bir huzur icindeyim anlatamam. Butun huzur, sessizlik, sakinlik, tatilimsi bir sey isteyenlere tavsiye edebilirim boyle bir kacamagi.

Babaannem ve dedem kendi hallerinde, bana gore daha yaslilar grubuna bile girmeyen emekliler. Gencken isci olarak Hollanda'ya gelmisler. Boyle tipik Turkiye hasretiyle yasayan gurbetci babaannem ve dedem var. Gencliklerinde cok sey cekmisler buraya geldiklerinde. Biz ucuncu nesil icin her sey tabii daha kolay, iki dille egitildik, cogumuz (dikkat hepimiz degil) bir sekilde hem Turk hem Hollandali olmayi basariyoruz, Hollanda'ya uyum saglayarak Turk de kalabiliyoruz fakat bu birinci nesil icin her sey cok daha zor. Zaten babaannem ve dedem koyden gelmis insanlar, kucumsemiyorum tabii ama fazla bir okumusluklari yazmisliklari yok cogu birinci nesil gurbetciler gibi. Onlar icin her sey bin kat daha zor.

Dedemler kendi hallerinde sabah kalkip kahvaltilarini yapip sabah programlarini izliyorlar, ogle olunca evlenme programlari ve Oktay ustanin yemek programi basliyor. Bir ona bir buna zapliyorlar, arada bir namaz kiliyorlar, kendi kendine evlenme programina cikanlari elestiriyorlar. Sonra aksama dogru yemek yapiyorlar ve ana haber bulteni basliyor. Her habere bir yorum yapiyorlar, bir devlet islerine burunlarini sokuyorlar, sonra bir yerde yangin cikmis diye uzuluyorlar, agliyorlar ve diziler basliyor. Dizileri izlerken dedem durmadan yorum yapiyor. Dedem dizileri oyle ciddiye aliyor ki, bazen oyunculara sinirlenip kalkip yukari odasina cikiyor. Mesela dizide bir kiz ''n'ooluur beni birakma askiim'' diyerek agliyor sizliyor ve dedem o sirada aynen soyle diyor: ''kizim ben sana demedim mi o heriften adam olmaaz, bosuna zirlama.'' Dedemle dizi izlerken gulmemek elde degil, bir de dizi dandiko bir Turk dizisiyse, tamam komedi basliyor. Dizi izlenirken meyve yiyoruz bir de. Ortam cok sen yani, mis mis. 

Benim de icimde aslinda boyle ev kizi bir tip varmis herhalde, kendimi mi buldum ne? Yok yok, gecici bu, bir noktadan sonra bu da sikar, ama birkac gunlugune bu sekilde yasamak oh mis cok guzeldi, tatil gibi geldi valla, keyfim yerinde. Boyle de 2012’ye girecegim insallah, tralalala, mutluyum byebye.

donderdag 22 december 2011

Hayal dunyam

Iste efendim, bu da benim hayal dunyam. Boyle bir evim olsun, bir de dunyalar iyisi sadik durust falan filan bir kocam olsun, bir de bebelerim olsun, boyle mutlu mesut yasayalim. Bu kadar. Cok mu?

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

maandag 19 december 2011

Kitap ve Kerametleri

Birkac saat once twitter'den erkekleri nasil eleyip cocuklarima baba adayi cikarttigimin methodunu paylastim. Yani ciddi bir sey degildi aslinda, makara olsun diye twitcanima anlattigim oylesine bir seydi ama ciddi ciddi yorumlar alinca hop dedim, noluyoruz falan.
Zaten twitter'e yazdiklarimin %90'i uydurmasyon. Sizde de oyle, yalan mi? Cogumuz bazen biraz da eski manitayi yaniltmak icin atmiyor muyuz bin turlu sey? Mesela bir kiz ''aaay cok harika bir gun gecirdim, canimsin benim'' tavrinda bir twit attiysa, bilin ki yalan bu, tamamen bir yerinden uydurmustur. Eski manitaya ''bak baskasini buldum bile hahaayt'' demenin modern sekli sadece, hic birbirimizi kandirmayalim, bu boyle. Eskiden msn nicklerimizle yapmiyor muyduk aynisini? Hepimiz eski manitamizi catlatmak icin elimizden geleni yapiyoruz iste. Insanin dogasinda var bu, napcan?

Basima gelen ve bu olayla bir sonuca varip twitter'de paylastigim iki uc cumle soyle:

-Bir erkege kitap hediye ettiginizde koskoca bir ayda bitiremiyorsa hediyenizi, o an siktir edeceksiniz adami. Ondan bir bok olmaz.
-Sadece birkac saatte bitiriyorsa, kulu kolesi kopegi olacaksiniz. Bunu yeni ogrendim. Her gun bir sey ogreniyorum.
-Ha bir de, her erkege ayni kitabi alacaksiniz ve yapilan yorumlarin kalitesine gore cocuklariniza baba sececeksiniz. Cok basit lan.

Bunun gibi binlerce kez pasa gonlum istedigi icin bir seyler yazmisimdir twitcanima. Kac takipcim var da kim okuyacak deyip uzun uzun sacmaladigimi bilirim mesela. Benim oyle insanlar ne dusunur hakkimda tarzi dusuncelerim twitter'de olmuyor, hos twitter disinda da olmuyor. Twitter'le sanki serbest bir alan acmislar hayatimiza, icinden geleni yaz, dok icini, kendi kendine konus, kimse sizofren demiyor sana, bak bana.
''Peki aski da kitap gibi kisa zamanda bitirirse'' tarzi sorular yagdi bu cumlelerimden sonra. (ofpuflama sesi) Aski, kitabi bitirme suresi kadar kisa bir surede bitirenin tek bir kitaplik yuregi vardir diyerek ortaligin amina koymak istiyorum o zaman... Ay affedersiniz, ben ne zaman boyle ivraancc konusmaya basladim ben de bilmiyorum. Boyle biri degildim aslinda ben. Hep okul yuzunden, agzimi bozdu sinavlar. Butun suc sinavlarin, butun suc bu sistemin, o zaman fuck the system ya kenksss deyip hepimiz aykiri ergen oluyoruz, taham mi?

Twitlerimi fazla ciddiye almayin, bu da yazimin sonu.

Not: yazinin basligini koyan biricik kankam Cemo'ma tesekkurlerimi borc bilirim.